Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin ve yönetim kurulu üyeleri sektöre özel hazırlanan istihdam raporunu kamuoyu ile paylaştı. Düzenlenen toplantıda konuşan Oya Narin, “Personel yevmiyeli işlerde çalışınca daha çok kazanıyor. Daha yüksek gelir için yurt dışına, Körfez ülkelerine, gidenler var. Sektörde yabancı çalışan oranı her geçen gün artıyor. Yabancı personelle daha sürdürülebilir bir alan olsa da lojman ve seyahat masrafları gibi bir yük daha geliyor” dedi.
2035’e kadar dünya turizminin başka bir yere evrileceğini dile getiren Oya Narin, “Tabii yaşam biçimi de başka bir yere evriliyor. Dolayısıyla buralarda olabilmek için yapılması gerekenler var, yeni bir plana ihtiyacımız var. Turizmde Dönüşüm Raporu’nu daha önce paylaşmıştık. 2019 yılında yaptığımız bu çalışmada 2035 yılında 135 milyar dolardan bahsetmiştik. Bugün de aynı rakamları söylüyoruz. Bu rakamları yakalayabilmek için olmazsa olmazımız çalışanlarımızla birlikte daha huzurlu, daha sürdürülebilir bir ortam yaratmak” diye konuştu.
Narin, “Raporlarımızda da belirttiğimiz gibi 365 gün iş olanağı sağlayamadığımız bir alanda birçok kopukluklar ve sıkıntılar yaşıyoruz. TTYD olarak bu önemli alana yönelik hazırladığımız önemli bir çalışma hazırladık. Yoğun ve titiz bir çalışma ile hazırlanan Konaklama Sektöründe İstihdam Raporumuzda, bu alandaki mikro yapısal sorunlar ve çözüm önerilerini paylaştık” ifadelerini kullandı.
Narin: Sektör kârlılık anlamında sıkışıyor
Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkan Yardımcıları Hediye Güral Gür, Naile Göçen Çukurova, Ali Güreli, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erdoğan, Genel Sekreter Dr. A. Öykü Korkmaz’ın da katıldığı toplantıda TTYD eski başkanlarından Oktay Varlıer, eski Devlet ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu ile Konaklama Sektöründe İstihdam Raporu’nu hazırlayan Zay Strateji’den Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Ali Yavan, Dr. Fatih Tokatlı ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nurcan Önder de yer aldı. TTYD Başkanı Oya Narin, sektörde ücretlerin toplam ciroya oranının yüzde 50’lere kadar ulaştığını belirterek, “Temizlik, kat hizmetleri ve ön büro hizmetleri en çok personel aranan alanlar. Sektör kârlılık anlamında sıkışıyor. Kur baskısı ve artıramadığımız fiyatlardan dolayı da bu yaşanıyor.
Güney sahilinde çalışma zamanı 28-30 hafta 52 haftaya çekebilecek yöntemleri aramak lazım. Turizm endüstri bölgeleri yaratmak belki lazım” dedi. Toplam 11 bin 876 çalışanı istihdam eden 54 konaklama işletmesinin örneklem olarak alındığı kapsamlı anket çalışmasında temel tespitler şöyle oldu:
-Turizmde kayıt dışılık genel ekonominin çok altında. Genel istihdam yapısında kayıt dışılık 2009 yılında %43,8 seviyesindeyken 2023’te %26,1’e geriledi. Buna karşılık turizmde, özellikle konaklama sektöründe kayıt dışı istihdam oranı aynı dönemde %14,2’den %4,2’ye düştü.
-2009–2023 döneminde konaklama sektörünün istihdam endeksi dalgalanmalara rağmen net artış sergileyerek 2009’daki 57,8 seviyesinden 2019’da 114,5’e yükseldi. Pandemide 85,9’a inse de 2023’te 131,7’ye çıkarak pandemi öncesini de aştı. Bu performans, turizmin Türkiye’de güçlü bir istihdam kaynağı olduğunu, krizlerden sonra hızla toparlanabilen ve ileriye dönük büyüme potansiyeli yüksek bir yapı sergilediğini gösteriyor.
Konaklama sektöründe 11 soru-11 çözüm
S1: Kısmi süreli çalışma (part-time) ve çağrı üzerine çalışma modeline ilişkin mevzuat hükümleri esnek değil.
Ç1: Konaklama sektörü bakımından istisna sağlanmalı.
S2: Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici işçi çalıştırmaya ilişkin mevzuat hükümleri esnek değil.
Ç2: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7’nci maddesinde yasal düzenleme yapılarak bu konularda istisna sağlanmalı.
S3: Denkleştirme uygulamasına ihtiyaç duyulduğunda çalışan onayının aranması iş gücünü etkin bir şekilde yönetmeyi zorlaştırıyor.
Ç3: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde düzenleme yapılarak işçinin onayının tekrar aranmaması sağlanmalı.
S4: Denkleştirme uygulamasının ve telafi çalışmasının dört ay olan süresi daha uzun olmalı.
Ç4: Bu süreler sekiz aya çıkarılmalı.
S5: Hafta tatiline ilişkin yasal düzenlemeye uyum zorlu söz konusu.
Ç5: Konaklama sektöründe işçinin hak kazandığı hafta tatilini hak kazanılan günden itibaren takip eden üç ay içinde toplu olarak kullanabilmesine imkân sağlanmalı.
S6: Mevsimlik istihdam nedeniyle her sezon başlangıcında mevsimlik çalışanları gerekli standartlara ulaştırmak zaman ve kaynak israfına neden oluyor.
Ç6: Bu sorun ancak mevsimlik etkinin tüm yıla yayılarak azaltılması ve istihdam sürekliliğinin artırılması ile çözülebilir. Bunun için de sektörel prim teşviği ile işsiz kalınan aylar için işsizlik sigortası fonundan sektör çalışanlarına işsizlik ödeneğinden yararlanma imkânı sağlanmalı.
S7: Sektör yüksek çalışan devir oranına sahiptir.
Ç7: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, yüksek çalışan devir oranlarının nedenlerini, sonuçlarını ve çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir çalışma yürütülmeli.
S8: Mevcut istihdam teşvikleri sektöre gerekli işgücünü çekmek açısından yetersiz.
Ç8: Bilişim – imalat sektörlerinde olduğu gibi konaklama sektörüne özgü bir teşvik sisteminin geliştirilmeli.
S9: İşgücü üzerindeki yüksek sosyal güvenlik primleri ve vergiler, tesislerin kârlılığı açısından önemli bir sorun.
Ç9: Konaklama sektörüne özgü bir vergilendirme ve teşvik modeli ilgili bakanlıklar tarafından geliştirilmeli.
S10: İşçilere lojman/ konaklama imkânı sağlamak tesislerin kârlılığını etkileyen önemli bir maliyet kalemidir.
Ç10: Lojman yapımı için arazi tahsisinin kolaylaştırılması, lojman inşası için düşük faizli kredi imkânı sağlanması, vergi avantajları sağlanması, inşaat sırasında altyapı desteği sunulmalı.
S11: Tesislerin ihtiyaçlarına uygun mesleki bilgi ve beceriye sahip çalışan bulmak zorluğu.
Ç11: Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK tarafından mesleki eğitimin kalitesinin artırılması, müfredatların güncellenmesi, sektörle eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, staj olanaklarının iyileştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, kariyer gelişim fırsatları sunulması, sektörün imajının güçlendirilmesi ve gençlerin sektöre çekilmesi gibi önlemler alınmalı. Sektöre özgü yabancı dil eğitiminin örgün eğitim yanında çevrim içi eğitim ile sürekli olarak desteklenmesi için Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK ile İŞKUR’un iş birliği yapmalı.


