Enerji dönüşümünü teknolojik gelişmelerin ötesinde, ekonomik kalkınmayı, toplumsal refahı ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte şekillendiren kapsamlı bir değişim süreci olarak tanımlayan Enerjisa Üretim Strateji ve Portföy Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Egemen Yamankurt, “Türkiye’nin bu dönüşüm yolculuğunda önemli bir rol üstlenen Enerjisa Üretim, rüzgâr enerjisini stratejik öncelikleri arasında konumlandırıyor. Yenilenebilir kaynaklara dayalı üretim gücünü kararlılıkla artırarak, düşük karbonlu ve rekabetçi bir enerji geleceğinin temellerini bugünden inşa ediyoruz” ifadesini kullandı.
Enerjisa Üretim’in 1996 yılında Sabancı Topluluğu çatısı altında kuruluğunu söyleyen Egemen Yamankurt, “Bugün Türkiye genelinde 31 santraliyle faaliyet gösteriyoruz.
Rüzgâr, güneş, hidroelektrik, doğal gaz ve yerli linyit teknolojilerini bir arada kullanarak beş farklı kaynaktan üretim yapan, özel sektörde tek enerji şirketi olarak Enerjisa Üretim, ülkenin enerji arz güvenliği ve sistem esnekliğine önemli katkı sağlıyor. Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 5’ini karşılayan bu üretim gücü, dijitalleşme, çevresel sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde değer üretiyor” dedi.
Enerjisa Üretim’in uzun vadeli planları, hakkında da bilgi veren Egemen Yamankurt, “2030 yılına kadar kurulu gücünün en az yüzde 70’ini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan sağlamak yönünde ilerliyoruz.
Rüzgâr enerjisi, bu çok kaynaklı üretim yapısının stratejik merkezinde yer alıyor. Balıkesir’de yer alan, İzmir ve Manisa illerini de kapsayan Uygar Rüzgâr Enerjisi Santrali (RES) projesi tamamlandığında 250 MW’lık kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük rüzgâr santrallerinden biri oldu. Projede gerçekleştirilen türbin kabulleriyle birlikte toplam kurulu güç 4 bin 242 MW sınırını aşarken, bu ilerleme Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümündeki kararlılığını da yansıtıyor” dedi.
Yamankurt, “YEKA RES-2024 ihaleleri kapsamında portföye eklenen 410 MW Edirne RES ve 340 MW Balkaya RES projeleriyle birlikte Enerjisa Üretim’in rüzgâr portföyü 750 MW ilave kapasite kazanacak. Bu yatırımlar tamamlandığında, Enerjisa Üretim’in Türkiye’nin toplam rüzgâr kurulu gücündeki payı yüzde 15’e yaklaşacak” şeklinde hedeflerini aktardı.
Enerjinin geleceğini kadınlar inşa ediyor
Çanakkale’de yer alan ve 54.6 MW kurulu güce sahip Ovacık Rüzgar Enerji Santrali (RES), yenilenebilir enerji üretiminin yanı sıra kadınların enerji sektöründeki görünürlüğünü artıran örnek bir uygulamayla öne çıkıyor. Yönetimden operasyonel süreçlere kadar tamamen kadınlardan oluşan ekip, santralin tüm kabullerini ve kritik aşamalarını başarıyla tamamlayarak Türkiye’de bir rüzgâr santralinin ilk kez uçtan uca kadın çalışanlar tarafından yönetilmesini mümkün kıldı.
Bu yaklaşımın, kadınların enerji sektöründeki görünürlüğünü artırırken, teknik alanlarda ve liderlik pozisyonlarında daha fazla kadına fırsat tanıması hedefi gözettiğini kaydeden Yamankurt, “Ovacık RES’in bugün taşıdığı bu öncü rolün arkasında ise Enerjisa Üretim’in 2023’te hayata geçirdiği Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programı bulunuyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri doğrultusunda geliştirilen program, enerji sektöründe çeşitliliğin sürdürülebilirlik için vazgeçilmez bir unsur olduğu anlayışıyla yola çıktı ve bugüne kadar 25 kadın mühendis ve teknisyenin sahada aktif görev almasını sağladı” dedi.
Yamankurt, “Rüzgâr türbinlerine tırmanan, santral operasyonlarını yöneten ve enerjinin dönüşümüne doğrudan katkı sunan bu kadınlar; yalnızca bir santralin değil, sektörün geleceğini de değiştiren ilham verici bir dönüşümün simgesi haline geldi. Ovacık RES’in Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgâr santrali olarak tarihe geçmesi, enerjinin gücünü insan hikâyeleriyle birleştiren bu dönüşümün en çarpıcı sonucu” ifadesini kullandı.
2.5 milyar dolarlık yatırım
Enerjisa Üretim’in yatırımları hakkında bilgi veren Egemen Yamankurt, “Yaklaşık 2.5 milyar dolarlık yatırım hacmine sahip projelerle Türkiye’nin düşük karbonlu enerji geleceğine yön veriyoruz. Bu kapsamda, 2028 yılının sonuna kadar 6 bin 250 MW, 2030 itibarıyla ise 7 bin 500 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. Enerjisa Üretim’in bu vizyonu, kapasite artışının ötesine geçerek yerli üretim, teknoloji, istihdam ve bölgesel kalkınmayı bir arada ele alan bütüncül bir enerji dönüşümünü temsil ediyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji üretimini artırmanın yanı sıra Enerjisa Üretim aracılığıyla ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılar sunulduğunu da vurgulayan Yamankurt, “Anlaşma kapsamında alımı gerçekleşen türbinlerin jeneratörleri, kuleleri ve kanatları yerelde üretiliyor, teknoloji transferi ve know-how bakımından ekosisteme katkı sağlanıyor” dedi.


