Kanal Ege

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Ekonomi
  4. »
  5. İZTO Başkanı Özgener uyardı: Erken sanayisizleşme gündemimize giriyor

İZTO Başkanı Özgener uyardı: Erken sanayisizleşme gündemimize giriyor

Kanal Ege Kanal Ege -
4 0

Özlem SARSIN

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, sanayi üretimi ve PMI (Satınalma Yöneticileri Endeksi) verilerinin uzun süredir daralmayı işaret ettiğini söyledi.

Kasım ayı meclis toplantısında üyelere seslenen Özgener, kapasite kullanım oranlarındaki gerileme, sektörler arası ivme kaybı ve ihracatta fiyat tutturma baskılarına dikkat çekerek, finansmana erişim maliyetlerinin halen yüksek seyretmesinin ise birçok işletmenin nakit akışını zorlamaya devam ettiğini belirtti.

Bu göstergelerin ekonomide kritik bir kavram olan ‘erken sanayisizleşme’yi gündeme getirdiğine dikkat çeken Özgener, “Normalde ülkeler belirli bir gelir seviyesine ulaştıktan sonra hizmet sektörünün ağırlığı artar. Fakat erken sanayisizleşmede, ülke henüz yüksek gelir seviyesine gelmeden, rekabet gücünü ve verimlilik kazanımlarını edinmeden, sanayinin hem üretim hem istihdam payı düşmeye başlıyor.

Dezenflasyon sürecinde büyümenin bir miktar yavaşlaması doğal bir sonuç olsa da – ki zaten biz enflasyonun düşmesi için tüketimin azalmasını ve buna bağlı olarak da üretimin yavaşlamasını bekliyorduk – burada kaçınılması gereken husus; üretimdeki yavaşlamanın kalıcı kapasite kayıplarına yol açmaması gerektiği. Türkiye’nin daha uzun yıllar sanayicilik kültürünün ve üretimin ekonomiye kazandıracağı katma değere ihtiyacı var” dedi.

“Teknoloji ayakta kalmanın koşulu”

Bugünün gerçekleri ve sanayide önde gelen güçlü ülkelerin izlediği yol dikkate alındığında daha fazla zaman kaybetmeden bilgi bazlı, sürdürülebilir, yenilikçi ve verimlilik temelli bir yeni sanayileşme stratejisine yönelinmesi gerektiğini ifade eden Özgener, “Unutmamalıyız ki teknolojik dönüşüme hızla ve sürdürülebilir geçişin anahtarı, ülkemizin sahip olduğu güçlü sanayi omurgasıdır. Yüksek teknolojiye dayalı üretime ve dijitalleşmeye geçişin hem verimliliği, hem rekabet gücünü hem de gelişmişlik düzeyini uzun vadede kalıcı olmasını sağlayacağına inanıyorum.

Yüksek teknoloji üretimi; yapay zekâ tabanlı süreçler, veri odaklı karar mekanizmaları, otomasyon ve sürdürülebilir enerji teknolojileri ile mümkün. Dünyadaki dönüşüm reel sektörün çoktan kapısına dayandı ve teknoloji, artık bir rekabet avantajı değil, ayakta kalmanın en temel koşulu. Ayrıca; veri, hız ve yapay zekâ üçlüsü artık sadece teknoloji dünyasının değil, tüm reel sektörün yeni üretim altyapısını oluşturuyor” dedi.

“Yatırım motivasyonu azalıyor”

Ekonomi programının başlangıç hedeflerine rağmen; hem Türkiye genelinde hem iş dünyası açısından en kırılgan noktanın halen enflasyon ve bunun yarattığı gelir adaletsizliği olduğuna da değinen Özgener, “Bu bozulmanın reel sektör açısından yarattığı olumsuz somut sonuçları yaşamaya devam ediyoruz.

Bunun sonucunda; iç talebin zayıfladığını, hanelerin zorunlu harcama dışındaki tüketimlerini kıstığını, hane halkının enflasyonun düşme algısının iyi yönetilmediğini, nitelikli işgücünün maliyet baskısının arttığını ve özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yöneliminin devam ettiğini görüyoruz.

Bu tablo firmaların yatırım motivasyonunu azaltıyor. Tüm bunlara paralel olarak verimlilik artışı da sağlanamadığı için ücretler reel olarak yükselmiyor. Ücretlerin yükselmemesi eşitsizliği daha da büyütüyor ve kısır döngü kırılamıyor. Bu süreçte en büyük kaybı; işçilik maliyetlerinin geri döndürülemez şekilde artması olarak değerlendiriyoruz. Tüm bunlar iş dünyası için bugünkü zorlu zemini hazırladı.

Özellikle enflasyonun bu seviyelerde kalması; geleceğin büyümesini, sanayinin rekabet gücünü ve toplumun sosyal dokusunu olumsuz yönde etkilemeye devam eder. Bu çerçevede değerlendirildiğinde; enflasyonda kararlı bir şekilde aşağı yönlü bir patika oluşturulmasının, programın en kritik noktası olmaya devam ettiğine inanıyoruz” diye konuştu.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir