Kanal Ege

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Dünya
  4. »
  5. Trump’ın ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırdığı Müslüman Kardeşler’in yükselişi ve düşüşü

Trump’ın ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırdığı Müslüman Kardeşler’in yükselişi ve düşüşü

Kanal Ege Kanal Ege -
6 0

Washington yönetimi, Mısır merkezli Müslüman Kardeşler‘i (İhvan) terör örgütü olarak sınıflandırma sürecini resmen başlatarak örgütün küresel çapta yürüttüğü tüm faaliyetleri derinden etkileyecek bir karara imza attı.

ABD’nin söz konusu kararı, örgütün ezeli rakibi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Beyaz Saray ziyaretinin hemen ardından geldi.

Örgütün, Ortadoğu ve Batı başkentlerindeki siyasi uzantılarının, finans ağlarının ve bölgesel ittifaklarının bu karardan büyük ölçüde etkilenmesi bekleniyor.

Arap basınından derlenen bilgilere göre, ABD’nin aldığı karar ilk etapta 29 dernek, kurum ve finansal yapıyı doğrudan etkileyecek.

İLK AÇIKLAMA LONDRA’DAN GELDİ

Washington yönetiminin, söz konusu kararının ardından örgütten ilk açıklama geldi.

Müslüman Kardeşler‘in, İngiltere’nin başkenti Londra kanadı adına konuşan lider Salah Abdelhak, Arap basınına yaptığı değerlendirmede, tüm yasal yolları kullanarak karara itiraz edeceklerini duyurdu. Açıklamada Washington yönetimi, hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve adil prosedürlere bağlı kalmaya davet edildi.

Müslüman Kardeşler örgütü, Trump’ın hamlesini ‘tehlikeli bir emsal’ olarak niteledi ve bu adımın hem ABD’nin ulusal güvenliğini hem de bölgesel istikrarı zayıflatacağını öne sürdü. Açıklamada, kararın milyonlarca insanı hedef alan toplumsal ve siyasi bir cezalandırma mekanizmasına dönüşebileceği belirtildi.

Müslüman Kardeşler yönetimi ayrıca, ilgili kararın, ‘gerçeklikten kopuk ve delilsiz’ olduğunu savundu. Kararın, yabancı lobi ağlarının siyasi hesaplarını Washington’a taşıdığı ileri sürüldü. Açıklamada, kararın siyasi saiklerle alındığı ve hukuki temeli bulunmadığı iddia edildi.

TÜRKİYE’DEKİ İHVANCILAR NE DEDİ?

Riyad merkezli El-Arabiya‘nın iddialarına göre, Müslüman Kardeşler Londra grubu, kararın açıklanmasından saatler sonra acil koduyla toplandı. Toplantıya katılan İssam Abdülşafi, Usame Süleyman, Seyf Abdefettah ve Muhyiddin ez-Zayyat gibi isimler, kararın hukuki ve siyasi olarak nasıl boşa çıkarılabileceğine dair bir rapor sundu

Bu raporda, kararın amacının, “Örgütün finans kaynaklarını topyekün kurutmak, yurtdışı ağlarını işlevsiz bırakmak, grup üyelerinin malî kaynaklarını dondurmak ve gelecekte cezai takibat için zemin oluşturmak” olduğu belirtildi.

Al Arabiya’da yer alan iddialara göre, İhvan içindeki diğer kanatlar da karara çeşitli tepkiler verdi. Bu kapsamda, İstanbul merkezli Mahmud Hüseyin grubu, kararın sıradan bir terörle mücadele hamlesi olmadığını,‘ABD’nin hukuku güçle ikame etme stratejisi’ olduğunu belirtti.

Mısır’ın, hapiste yaşamını yitiren İhvan bağlantılı eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi

TRUMP’IN KARARI

ABD Başkanı Donald Trump, 25 Kasım’da Müslüman Kardeşler’i ‘yabancı terör örgütü’ ilan edeceklerini açıklamış ve kararın ‘en sert şekilde’ uygulanacağının altını çizmişti.

Trump’ın ‘İhvan kararnamesi’ uyarınca, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent, Adalet Bakanı Pam Bondi ve Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard ile istişare ederek 30 gün içinde bir değerlendirme raporu hazırlayacak.

Devam eden süreçte, örgüte herhangi bir maddi, lojistik ya da siyasi destek sağlamak suç kapsamına girecek. Ayrıca ekonomik yaptırımlar devreye sokulacak ve Müslüman Kardeşler üyelerinin ABD’ye girişleri yasaklanacak.

İHVAN’IN 100 YILA YAKLAŞAN TARİHİ

Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin), 1928 yılında Mısır’ın İsmailiye kentinde bir öğretmen ve aynı zamanda imam olan Hasan el-Benna tarafından kuruldu.

İhvan, pek çok uzman tarafından, başlangıçta ‘İslami toplumsal dönüşümü’ hedefleyen, ancak zaman içinde siyasi bir harekete ve çeşitli dönemlerde de silahlı yapılara evrilen bir örgüt olarak kabul edilmekte.

CUMHURBAŞKANINA SUİKAST

Örgütün ‘Özel Aygıt ya da Gizli Yapı’ adı verilen silahlı kanadı, 1940’lardan itibaren Mısır yönetimine yönelik saldırılar, suikastlar ve bombalı eylemler gerçekleştirdi.

1948’de Başbakan Mahmud en-Nukraşi Paşa’nın öldürülmesi, 1954’te de Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnasır’a düzenlenen suikast girişimi ve 1990’larda ortaya çıkan radikal uzantıların güvenlik güçlerine yönelik saldırıları, örgütün şiddetle ilişkilendirildiği en belirgin dönüm noktaları oldu.

2010 sonrası süreçte Mısır’ın Sina Yarımadası’ndaki bazı militan gruplar ve Hasm gibi örgütlerle ilişkilendirildiği iddiaları, ‘örgütün yeniden silahlı ağlarla bağlantı kurduğu’ tartışmalarını güçlendirdi.

2. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır

MISIR’DA KISA SÜREN İKTİDAR

İhvan, 2011’de yaşanan Arap Baharı sonrası Mısır’da, ‘Özgürlük ve Adalet Partisi’ adı altında seçimlere katıldı. 2012 başkanlık seçimlerini Muhammed Mursi’nin kazanmasıyla Mısır’da ilk kez iktidara geldi. Ancak Mursi yönetiminin, devlet kurumlarını hızla dönüştürmeye ve anayasal düzenlemeleri tek taraflı yürütmeye dayalı politikaları toplumdaki kutuplaşmayı artırdı ve geniş çaplı direnişle karşılaştı.

İhvan, 3 Temmuz 2013’te dönemin Genelkurmay Başkanı (şimdi Devlet Başkanı) Abdel Fattah es-Sisi öncülüğünde gerçekleşen askerî darbe ile devrilerek iktidardan uzaklaştırıldı. Ardından Rabia ve Nahda meydanlarındaki oturma eylemleri güvenlik güçlerince kanlı şekilde dağıtıldı; örgüt yasa dışı ilan edildi ve yüzlerce üyesi tutuklandı.

Bu süreçten sonra örgüt, HASM ve Liwa el-Thawra gibi yeni nesil gizli hücreler aracılığıyla Mısır’daki güvenlik güçlerine ve altyapı hedeflerine yönelik saldırılarla ilişkilendirildi.

NERELERDE ETKİN, NERELERDE YASAKLI?

Müslüman Kardeşler, bugün Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya gibi ülkelerde terör örgütü olarak sınıflandırılırken; başlıca destekçisi olan Katar‘ın yanı sıra Türkiye, Kuveyt, Ürdün, Sudan, Tunus ve bazı Avrupa ülkelerinde, farklı derecelerde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Örgüt, Müslüman coğrafyasındaki bazı ülkelerde aşağıdaki siyasi partiler ile geniş bir diaspora ağına hitap etmektedir:

  • El-Nahda Hareketi, Tunus: Raşit Gannuşi liderliğinde, Arap Baharı sonrasında iktidara ortak oldu.
  • Adalet ve Kalkınma Partisi, Fas: Uzun yıllar hükümette yer aldı, İslamcı çizginin en kurumsal örneklerinden biri.
  • İslami Hareket Cephesi, Ürdün: İhvan’ın Ürdün’deki ana siyasi kolu.
  • İslami Anayasa Hareketi, Kuveyt: Parlamento siyasetine dahil olan önemli bir İhvan bağlantılı yapı.
  • Islah Partisi, Yemen: Örgütün Yemen’deki en güçlü siyasi kolu.
  • Suriye Müslüman Kardeşler Teşkilatı, Suriye: Suriye Ulusal Konseyi ve muhalif koalisyonlarda kritik rol oynadı.
  • Adalet ve İnşa Partisi, Libya: Kaddafi sonrası dönemde kuruldu; İhvan’ın Libya’daki siyasi uzantısıdır.
  • Irak İslam Partisi, Irak: 1960’lardan beri etkin; ABD işgali sonrası siyasi sistemde rol aldı.
  • Ulusal Kongre Partisi, Sudan: Doğrudan İhvan partisi olmamakla birlikte ideolojik etkisi belirgindir.
  • Barış Toplumu Hareketi, Cezayir: İhvan’ın Kuzey Afrika’daki en kurumsallaşmış uzantılarından biri.
  • El-Menber İslami Cemiyeti, Bahreyn: İhvan’la ideolojik bağı olan siyasi oluşum.
  • Islah Hareketi ve bağlantılı siyasi yapılar, Somali: İhvan’ın Somali kolu niteliğinde işlev görür.

Örgüt, uluslararası düzeyde ise İngiltere, Almanya, Fransa ve ABD gibi ülkelerde sivil toplum, öğrenci birlikleri, cami dernekleri ve diaspora ağları üzerinden geniş Müslüman toplulukları üzerinde etkilidir.

ÖRGÜTÜN TÜRKİYE’DEKİ DURUMU

Mısır’da yaşanan 2013 darbesinin ardından, örgütün üst düzey kadrolarının Türkiye’ye yerleştiği ve İstanbul’da Mekameleen, El-Sharq ve Watan gibi medya merkezleri aracılığıyla faaliyetlerini sürdürdükleri bilinmektedir.

Ancak Türkiye’nin Mısır ile normalleşme sürecine girmesi üzerine bu yayın organları 2021’den itibaren yayınlarını durdurmak veya merkezlerini başka ülkelere taşımak zorunda kalmış, bazı isimlere medya faaliyetleri konusunda kısıtlamalar getirilmiştir.

Böylece İhvan’ın Türkiye’deki propaganda altyapısı önemli ölçüde daralmış; örgüt, Körfez ülkelerinin baskısı nedeniyle de finansal ve bölgesel hareket alanında ciddi kayıplar yaşamıştır.

SUUDİ ARABİSTAN FAKTÖRÜ

Müslüman Kardeşler ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, başlangıçta Arap milliyetçisi, laik ve Nasırcı Mısır’a karşı taktiksel yakınlığa dayansa da, örgütün siyasi İslam modeli ile Riyad’ın monarşik yapısı arasındaki çelişkiler nedeniyle zamanla stratejik bir düşmanlığa dönüştü.

Arap Baharı sonrası İhvan’ın seçimle iktidara yükselmesi ve bölgedeki İslamcı hareketleri cesaretlendirmesi, Suudi yönetiminin örgütü, ‘rejim güvenliğini tehdit eden ideolojik bir rakip’ olarak görmesine yol açtı. Bu nedenle Riyad, İhvan’ı 2014’te terör örgütü ilan etti ve Körfez genelinde örgüte yönelik kapsamlı bir izolasyon politikası başlattı.

ABD’nin Müslüman Kardeşler’i ‘yabancı terör örgütü’ olarak sınıflandırma süreci ise Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Beyaz Saray ziyaretinin hemen ardından gerçekleşti.

Bu durum, Washington–Riyad hattında İhvan’a karşı açık bir koordinasyon bulunduğu yorumlarını güçlendirdi ve örgütün uluslararası alanda manevra alanını ciddi şekilde daralttı.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir