Birinci Bulgar İmparatorluğu’nun son büyük hükümdarlarından Çar Samuil’e ait olduğu düşünülen kemikler, ölümünden bin yılı aşkın bir süre sonra bugün Bulgaristan’a naklediliyor.
Yunanistan ile Bulgaristan kemiklerin iadesi konusunda bu hafta uzlaşmaya vardı.
İade törenine Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte katılan Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, varılan mutabakatı “tarihi” olarak nitelendirdi.
AFP ajansının haberine göre Radev, kalıntıların “her iki halka ait olduğunu” söyledi.
Anlaşma uyarınca Yunanistan, Birinci Dünya Savaşı sırasında Bulgar birliklerince ülkenin kuzeyindeki kilise ve manastırlardan yağmalanan 48 tarihi eseri geri alacak.
Gelecek nesillerin atalarına saygılarını sunabileceğini belirten Radev’in yanı sıra Miçotakis de kalıntıların “paha biçilmez bir kültürel, manevi ve duygusal değere sahip olduğunu” dile getirdi.
Ancak Samuil üzerinde hak iddia eden tek ülke Bulgaristan değil.
Üsküp’te dev bir heykeli yer alan çar, iki komşu arasında uzun süredir anlaşmazlık konusu olmayı sürdürüyor; Kuzey Makedonya hükümdarı kendi lideri olarak görüyor.
Üsküp merkezli Sloboden Pechat gazetesi devir teslimi yeni bir tarih savaşı olarak tanımlarken, Arnavutça yayımlanan Koha gazetesi “Kemikler dönüyor, çatışma sürüyor! Samuil bir kez daha Üsküp ile Sofya arasında” başlığını kullandı.
Bazı tarihçiler iki ülke arasındaki bu çekişmeyi, Fransa ile Almanya’nın Şarlman üzerindeki paylaşım mücadelesine benzetiyor.
İki ülkenin ortak tarih komisyonu 2022 yılında, Samuil’in “günümüz tarihçilerinin çoğunun Bulgar İmparatorluğu olarak kabul ettiği”, merkezi bugünkü Kuzey Makedonya sınırlarında kalan devletin yöneticisi biçiminde sunulmasını tavsiye etmişti.
Carnegie Europe düşünce kuruluşunda araştırmacı olan Dimitar Beçev, Samuil’in hem Bulgaristan hem de Kuzey Makedonya’nın tarih anlatısında önemli bir yer tuttuğunu belirterek “Bu girişim, Makedonya’daki Slav nüfusun Bulgar niteliğini vurgulamayı amaçlıyor” dedi.
Samuil’e ait olduğu değerlendirilen kalıntılar, 1960’lı yıllarda Yunan arkeolog Nikolaos Moutsopoulos tarafından yürütülen kazılarda ortaya çıkarıldı.
Moutsopoulos, Yunanistan ile Arnavutluk sınırına yakın, Kuzey Makedonya hattından da uzak olmayan Küçük Prespa Gölü’ndeki Agios Ahillios Adası’nda kazı yapmıştı.
Araştırmacılar, yaklaşık 1,60 boyunda bir erkeğe ait iskeletin yanı sıra altın işlemeli ve kuş motifli lüks ipek kumaş parçalarına ulaştı.
Kalıntıların Samuil’e ait olduğu tespiti; mezarın konumu, giysilerin zenginliği, kişinin ölüm yaşı ve iskeletteki eski bir kırık gibi göstergelere dayandırılıyor.
Bulgaristan, kalıntıların iadesi için müzakereleri resmi olarak 2007’de başlattı ve konu Atina ile ikili ilişkilerin temel gündemlerinden biri oldu.
Bu hafta sağlanan uzlaşma, bu ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Bulgaristan iç siyasetinde de tartışma yarattı.
Radev tarafından desteklenen, hem Moskova hem de AB ve NATO ile bağları savunan mevcut lider İliyana Yotova, seçim kampanyasını Birinci Bulgar İmparatorluğu’nun eski başkenti Veliki Preslav’da başlatarak milliyetçi söylemleri öne çıkarıyor.
Beçev, Radev’in diğer milliyetçi partilerden farklı olarak “sonuç ürettiği” mesajıyla milliyetçi seçmeni çekmeyi amaçladığını ifade etti.
Tören nedeniyle başkente ücretsiz tren seferleri düzenlenirken, Sofya merkezinde güvenliği yaklaşık 750 polis sağlıyor.
Kamu yayın kurumu BNT, Samuil’e atfedilen kemiklerin Kuzey Makedonya’nın Pirlepe bölgesinden çıkarılan mermerle yapılan beyaz bir lahde konulacağını aktardı.
Kalıntılar, başkente adını veren altıncı yüzyıla ait Ayasofya Kilisesi’nde muhafaza edilecek.
997 ile 1014 yılları arasında hüküm süren Samuil, kardeşleriyle Bizans İmparatorluğu’na karşı çok sayıda sefere öncülük etti, daha sonra bu kardeşlerden birini idam ettirdi.
Hükmünü kademeli olarak Balkanlar geneline yayan Samuil, bugün büyük bölümü Kuzey Makedonya sınırlarında kalan Prespa ve Ohri gölleri bölgesini iktidar merkezine dönüştürdü.
Bizans ordusu 1001 yılından itibaren üstünlüğü yeniden ele geçirerek 1014’te Samuil’in kuvvetlerini ağır bir yenilgiye uğrattı.
Tarihsel kayıtlara göre Samuil, “Bulgar Kıran” olarak anılan Bizans İmparatoru II. Basileios’un emriyle gözleri kör edilen binlerce askerinin geri dönüşünü görünce geçirdiği şok nedeniyle öldü.
Hüküm sürdüğü devlet ise dört yıl sonra Bizans hakimiyetine girdi.





